Description
Her şeyin doğru olduğunu kabul etmek gerekmez, sadece gerekli olduğunu kabul etmek gerekir’ dedi papaz. ‘hüzünlendirici bir çıkarım bu’ dedi Kafka ‘yalanı evrensel bir ilke haline getiriyor’
-DAVA
Türkiye kurulduğunda iki tane fay hattı vardı, biri İslam diğeri ise Kürtler. Ne zaman bir sarsıntı yaşansa bunlara mal edildi ve çeşitli refleksler geliştirildi bu yönde. Bu tablo şu anda da var bir farkla o da artık bu iki fay hattı eskisi gibi sarsıntı yaratmıyor. Sadece geçmişten kalan refleksler sürüyor onlarda kaybolmaya mahkûm. Bu refleksler eskimiş ideolojiyi yansıtan şeyler artık çünkü.
Ülke kurulduğundan beri var olan söylem 2002 yılında AKP iktidarının gelmesiyle ciddi bir değişime uğradı. Oluşturulan bu yeni ideoloji beraberinde yeni bir toplumsal gerçeklik, bu toplumsal gerçekliği düzenleyen ‘fantezi’ ve bu gerçekliği destekleyen inancı beraberinde getirdi. Artık, ‘herkesin gözü bu topraklarda’, ‘bizi parçalamaya çalışıyorlar’ ve en son olarak da ‘şeriat getirmek istiyorlar’ gibi söylemler yerini; Türkiye Yeni Ortadoğu’nun merkez ülkesi bölgenin süper gücü, ileri demokrasi ve ekonomi merkezi, muasır medeniyetler seviyesine gelmemize az kaldı gibi söylemlere bıraktı. Bir de 2023 vizyonu gibi bir şey de var artık.
Yeni toplumsal gerçekliği üreten ideolojik mistifikasyonlardan da söz etmek gerek; ‘ekonomi bozulmasın mı istiyorsunuz AKP ye oy verin’, ‘bunlar namazında niyazında çalmaz çırpmaz, yolsuzluk yapmaz’ bunlardan bir kaçı. Hakkını arayan insanlara ‘terörist’, ‘dinsiz, şükür süz’ gibi etiketler vurulup ne istediklerinin üstü örtülürken; resmi ideolojinin bu değişen çarkları, namazını kılıp yan odaya geçtiğinde ‘hediye’ adı altındaki rüşvetini alan memuru ya da daha suçu belli değilken aylarca hapis yatanları görünmez yaptı.
İdeolojik mistifikasyondan en çok etkilenen kesim ise Kürtler ve BDP isimli parti oldu. Türk tarihindeki en anlamlı eylemlerden biri olan Sivil Cuma gibi meydanlarda kılınan namazların üstü yine ‘bunlar terörist, aslında bunlar Zerdüşt’e inananlar’ gibi söylemlerle örtüldü. Kürtlerin ve sol kesimin daha önceki hemen hemen hiçbir protesto ve eylemine yer vermeyen medya kuruluşları sivil itaatsizlik eylemlerine de yeterince yer vermedi. Çünkü daha önce yer veren medya kuruluşları da ‘terörizme yardım eden, prim veren’ kuruluşlar olarak nitelendirilmişti.
İktidar partisi ideolojisini maskelemek adına sinik bir tavırda takındığını söylemek gerek. Kendisinde önceki iktidarlarla ‘onların zamanın da şunlar oldu’ diyerek kendisini ‘yolsuzluk’, ‘totaliterlik’, ‘dini kullanma’ vb. konularda eleştirenlerin eleştirilerinin üstünü örttü.
Toplumun mevcut olan iktidarın sırf kabul gördüğü için iktidar olması travmasıyla itaat etmesi sonucunda, geçenlerde yapılan seçimi de kazanan iktidar partisinin en büyük ideolojik figürü olan Recep Tayyip Erdoğan’ın şimdilerde ortaya koyduğu ‘helalleşme’ söylemine şaşmaması gerekir
| Güvenilirlik: |
 |
 |
1 |
|
Leave a Comment